Akansoy, fiber optik altyapısına karşı olmadıklarını ancak mevcut protokolün ciddi hukuki ve ekonomik riskler barındırdığını söyledi.
Protokole ilişkin uyarılarını uzun süredir hem yazılı hem sözlü olarak dile getirdiklerini belirten Akansoy, konunun sıradan bir mesele olmadığını ve toplum örgütlerinin de benzer hassasiyetler taşıdığını ifade etti. Amaçlarının Kıbrıs Türk halkının kendi kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak daha iyi koşullarda yaşamasını sağlamak olduğunu kaydetti.
Meclis’in karar süreçlerinde sistematik biçimde devre dışı bırakıldığını savunan Akansoy, “Bu kadar itibarsızlaştırılmış ve yok sayılmış bir Meclis ortamında çalışmak utanç verici hale geliyor” dedi. Hükümete, toplumun farklı kesimlerinden gelen görüşleri dikkate alma çağrısı yapan Akansoy, daha geniş bir uzlaşının mümkün olduğunu vurguladı.
“Strateji” kavramının KKTC kurumlarının ve halkın çıkarları temelinde ele alınması gerektiğini belirten Akansoy, veri güvenliği meselesinin teknik düzenlemelerle çözülebileceğini, konunun doğrudan güvenlik başlığı altında gerekçelendirilemeyeceğini söyledi.
Protokolde egemenlik devri, tekelleşme riski, fiyatlandırma mekanizması ve yerel bilişim sektörünün sürdürülebilirliği konularında ciddi çekinceler bulunduğunu dile getiren Akansoy, sürecin ihale yoluyla, kamu yararı gözetilerek ve yerel yatırımcıya pozitif ayrımcılık tanınarak yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Fiber’e karşı değiliz, bu protokole karşıyız yazısı ilk önce Kıbrıs Hakikat üzerinde ortaya çıktı.
