Akpınar, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu denli süreklilik arz eden, yasama faaliyetlerini düzenli sürdüren ve kurumsal temsiliyeti istikrarlı biçimde koruyan bir yönetim modeli ortaya konulduğunu ifade etti. Bu istikrarın bilinçli bir devlet yönetimi anlayışının sonucu olduğunu kaydeden Akpınar, hükümete yönelik yoğun bir itibarsızlaştırma ve algı yönetimi süreci yürütüldüğünü savundu.
“Kriz Dili Siyasi Sorumlulukla Bağdaşmaz”
Hükümetin aldığı her kararın sistematik biçimde tartışmaya açıldığını belirten Akpınar, toplumsal olayların doğrudan hükümete ve güvenlik güçlerine mal edilmesinin doğru olmadığını ifade etti. Kriz, gerilim ve kaos üzerinden siyaset üretildiğini öne süren Akpınar, bireysel hataların bahane edilerek hükümet modelinin topyekûn hedef alınmasının istikrarsızlık üretme çabası anlamına geldiğini söyledi.
Demokrat Parti olarak hükümet içindeki duruşlarının istikrar odaklı olduğunu vurgulayan Akpınar, “Yanlış yapan kim olursa olsun, makamı ne olursa olsun hukuk süreci açık ve şeffaf biçimde işletilmelidir. Hiçbir kişi hukukun üstünde değildir” dedi.
“Kum Saati Dönemi Başladı”
Kıbrıs müzakere sürecini yakından izlediklerini dile getiren Akpınar, yeni bir dönemin başladığını ve bunu daha önce “kum saati süreci” olarak tanımladıklarını anımsattı. Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerin federasyon, konfederasyon ya da iki devletli çözüm modellerinden uzaklaştığını savunan Akpınar, sürecin “Kıbrıs Cumhuriyeti” çatısı altında tek egemenlik anlayışı çerçevesinde yürütülmek istendiğini belirtti.
Bu siyasi gerçeklik karşısında kapsamlı ve kalıcı bir çözümün kısa vadede mümkün görünmediğini ifade eden Akpınar, güven artırıcı önlemler, iki toplum arasında teknik ve ekonomik iş birlikleri ile sınırlı ve kontrollü açılımların daha gerçekçi bir zemin oluşturabileceğini kaydetti. Ancak Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve siyasi statüsünün tartışma konusu yapılamayacağını vurguladı.
“Egemen Haklardan Taviz Yok”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası izolasyonlara rağmen kurumsallaşmasını sürdürdüğünü belirten Akpınar, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen iş birliği çerçevesinde ekonomik ve yapısal dönüşümün devam ettiğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler’in çoğu zaman izleyici kaldığı bir ortamda Kıbrıs Türk halkının kendi devlet yapısını korumayı başardığını dile getiren Akpınar, bunun tarihi bir direnişin ve siyasi kararlılığın sonucu olduğunu söyledi.
Demokrat Parti olarak istikrarı savunmaya, devlet ciddiyetini korumaya, hukukun üstünlüğünden taviz vermemeye ve Kıbrıs Türk halkının egemen haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirten Akpınar, halkı soğukkanlı olmaya ve devlet kurumlarına güvenini sürdürmeye çağırdı.
Egemen haklardan taviz yok yazısı ilk önce Kıbrıs Hakikat üzerinde ortaya çıktı.
